17 Eylül 2013 Salı

Posted by Unknown On 06:15
Her günahın affı için, kalb ile tevbe etmek ve dil ile istigfâr etmek ve beden ile kaza etmek lâzımdır. Yüz kere tesbîh etmek, yâni “Sübhânallah-il-azîm ve bi-hamdihi” demek ve sadaka vermek ve bir gün oruç tutmak, çok iyi olur.

16 Mayıs 2013 Perşembe

Posted by Unknown On 16:27

Sual: Hadis-i şerifte, sabah ve akşam namazlarından sonra, Haşr suresinin [hüvallahülleziden itibaren] son üç ayetinin okunması bildiriliyor. Hâlbuki çok yerde Lev enzelnadan okunuyor. Yine hadiste, namazlardan sonra, 10 ihlas okunması bildirilirken, siz 11 ihlas okunacağını bildirdiniz. Niçin böyle yapılıyor?)

CEVAP
Bir hususta birkaç rivayet varsa, en faziletli olanını seçmek iyi olur. Haşr suresinin sonunu Lev enzelnadan okumak daha iyi olur. Namazdan sonra 10 veya 11 İhlas okunması bildirilmiştir. 11 defa okumak daha iyidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Sabah namazından sonra 11 defa ihlas okuyan müslümana, Cennette bir burç verilir.) [Haraiti] (Bu hadis-i şerif, Ramuzun 382. sayfasında vardır.)
Posted by Unknown On 16:25

Sual: Bazıları, "Ölenin defteri kapanmıştır. Artık onun defterine sevab, günah yazılmaz" diyerek, ölüler için yapılan, duâları kabul etmiyorlar. Ölü için duâ edilmez mi?

CEVAP
Nakli değil aklı esas alan kimse ve Mutezile fırkası, ölü için yapılan duâyı inkar etse de, duâ, ölü-diri herkese fayda verir. Allahü teâlâ, duâ edenin duâsını kabul edeceğini bildirmektedir. (Bekara 186, Mümin 60)
Yakub aleyhisselam oğullarına, (Sizin için yakında [seher vakti] Rabbime istiğfar edeceğim) dedi. (Yusüf 98)
Başka bir ayet-i kerime meali: (Müttekiler, seher vakti istiğfar ederlerdi.) [Zariyat 18]
İbrahim aleyhisselam (Ey Rabbimiz, [Kıyamette] hesaba çekildiği gün, beni, ana-babamı ve bütün müminleri mağfiret et) diye duâ etmiştir. (İbrahim 41) Bu ayet-i kerimede bir müminin duâsı ile diğer müminlerin günahları affediliyor ki, böyle duâ edilmesi emredilmiştir. [Bu ayet-i kerimede, İbrahim aleyhisselam, ana-babasına duâ ettiğine göre, onların mümin olması şarttır. Eğer ana-babası kâfir olsaydı, onlar için duâ etmezdi. Bu ayet-i kerime de gösteriyor ki, Azer, İbrahim aleyhisselamın babası değil amcası ve üvey babası idi, esas basası Taruh idi.]
Ölülere hediye!
Yine her gün namazda Tehıyyat okurken ( Esselamü... İbadillahissalihin) diyerek müslümanlara duâ ediyoruz. Faydası olmasaydı, her tehıyyatta bunun okunması emredilmezdi.
Duânın fazileti hakkındaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:
(Duâ, ibâdettir.) [Tirmizî, Nesâî]
(Dirilerin de ölülere hediyesi, onlar için duâ ve istiğfar etmektir.) [Deylemî]
(Ölmüş ana-baban için duâ ve istiğfar et!) [İbni Mace]
(Defnedilen kardeşiniz, şimdi sorguya çekiliyor, ona duâ edin!) [Ebu Dâvud]
(Kırk müslüman, bir müminin cenazesinde bulunup onun affı için duâ ederlerse, duâları kabul olur.) [Müslim]
(Cenaze namazında, üç saf cemaat bulunan mümin, Cennete girer.) [Tirmizî]
Ölü için duâ edilir, Kur'an-ı kerim okunur, sadaka verilir. Sadece onlar için namaz kılınmaz ve oruç tutulmaz; fakat bunların sevabları bağışlanır. Tahtavideki hadis-i şerif şöyle: (Bir kimse, başkasının yerine oruç tutamaz, namaz kılamaz; fakat onun orucu ve namazı için fakiri doyurur.) [Nesâî]
Hidayede (oruç, namaz, sadaka ve diğer ibâdetlerin sevabını başkalarına bağışlamak caizdir) ve Tatarhaniyyede (Sadaka veren kimse, sevabının bütün müminlere verilmesi için niyet ederse, kendi sevabından hiç azalmadan, bütün müminlere de sevabı erişir. Ehl-i sünnet mezhebi böyledir) buyuruldu. (R. Muhtar)

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Posted by Unknown On 13:30

Sual: Evlilik için duâ ettim, kabul olmadı. Sebebi nedir?
CEVAP
Evlenmeyi istemek normaldir. Ancak her evlilik mutlaka hayırlı olur mu? Çok az da olsa, evlilik bir kimsenin dünya ve ahıret felaketine sebep olabilir. Ne olursa olsun evlenmeyi değil de, mutlaka hayırlı olanını istemelidir. Hayırsız bir evlilik yerine bekarlığı tercih etmelidir!
Esas hayât, ahıret hayâtıdır. Muhteşem bir hayât sürülse de, dünya geçicidir. Akıllı, ahıretini düşünüp, (Ya Rabbi evlilik hakkımda hayırlı ise nasib et) diye duâ eder. Kur'an-ı kerimde, (Duâ edin, duânızı kabul ederim), hadis-i şerifte ise (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten hayâ eder) buyuruldu. (Tirmizî)
(Duâm kabul olmadı) demek yanlıştır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Duâ edenin ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, yahut ahırette mükâfatını bulur.) [Deylemî]
Allahü teâlâ, Kıyamette, duâsı dünyada kabul edilmiyen kula (Dünyada ettiğin duâna karşılık şu sevabları veriyorum) buyuracak, o kadar çok sevab verecek ki, o kimse, (Keşke dünyada hiçbir duâm kabul edilmeseydi) diyecektir. (T.Gafilin)
Allahü teâlâ, duâ edeni sever, duâ etmeyene gadap eder. Duâ müminin silahı, dinin temel direklerinden biridir. Duânın faydaları çoktur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Duâ, işlenen günahlara kefarettir.) [Ibni Hibban]
(Duâ, belâ gelirken korur.) [Şira]
(Çalışmadan duâ eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemî]
Duâ eden sebeplere yapışmalıdır! Önce, günahlarına pişman olup istiğfar okumalı, sadaka vermeli, duâyı üçten fazla söylemeli, haram şey istememelidir. 

12 Mayıs 2013 Pazar

Posted by Unknown On 02:22

1- Düzgün bir imana, Ehli sünnet itikadına sahip olmalıdır.

Hadis-i şerifte, “Bid'at ehlinin duâsı ve ibâdetleri kabul olmaz.” buyuruldu. Bunun için Peygamber Efendimiz ve Eshabı gibi Ehli sünnet itikatına sahip olmamız lâzımdır. Ehli sünnete göre; Îman artmaz ve azalmaz. Büyük günah işlemekle îman gitmez.Gayba îman esastır. Allahü teâlâ Cennette görülecektir. Ameller (İbâdetler) îmandan parça değildir. Amelde dört mezhebden birine tâbi olmak şarttır. Eshâb-ı kirâmın ve ehl-i beytin ve Peygamberimizin zevcelerinin hepsini sevmek şarttır. Dört halîfenin üstünlükleri, hilâfet sırasına göredir.Namaz, oruç, sadaka gibi nâfile ibâdetlerin sevabını başkasına hediye etmek câizdir. Mîraç; ruh ve beden olarak yapılmıştır